Yeni Günlük



RehberTürk



İnternetSponsor



BLOGEVİM



SİNEMA VE FİLMLER



Bilgi TV



ADRES BANKASI

HABERMETRE

ADRESS TURK

YENİGÜNLÜK

Güncel hayatta karşılaştığımız gazetelerde okuduğumuz ilginç haberler,teknolojik yenilikler,müzik videoları,günlük hayattan kesitler,sinema tv konularından magazinden birer tutam derleme küçük küçük pasajlar...
Sıkılmadan eğlenceli bir şekilde YENİGÜNLÜK 'te yer alacak.


2/10/2008

Tofaş’tan sonra Toyota da üretimine 2 hafta ara verdi

Otomotiv devlerinin Avrupa’da satış hedeflerini düşürmesi, en önemli ihracat kalemlerinden otomotivde tehlike çanları çaldırıyor. Tofaş’ın ardından Toyota’da da üretim 2 haftalığına durdu ve işçiler izne çıkarıldı

Global dalgalanmanın yol açtığı pazar küçülmesi nedeniyle Avrupa’daki satış hedefini düşüren Toyota, Adapazarı’ndaki fabrikasında üretime 2 hafta süre ile ara verdiğini duyurdu. Toyota Adapazarı fabrikasındaki işçiler de izne çıkarıldı.

ABD’de başlayan ekonomik krizin olası bir resesyona neden olması halinde en çok otomobil satışlarının etkileneceği belirtiliyordu. Nitekim dev otomotiv firmaları 2008 yılının son çeyreği ve 2009’a yönelik satış hedeflerini peş peşe revize etmeye başladı. Satış hedeflerinde yüzde 8’e yakın indirim yapan Toyota da önce İngiltere ardından da Adapazarı fabrikasında üretimi yavaşlatma kararı aldı. Üretilen araçların büyük bölümünün Avrupa pazarına ihraç edildiği Toyota Adapazarı fabrikasında, bu yılın ilk 6 ayında 83 bin 956 adetlik üretimin 80 bin 72 adeti ihraç edilmişti.

Hafta içinde yine aynı gerekçeyle Türk otomotiv sektörünün bir başka ihracatçı markası Tofaş’da da üretime ara verildi. Tofaş işçileri 8 Ekim’e kadar izinli sayılıyor.

Şimdi olmasa bile 2009’da çok ciddi sorun yaşayacağız

Otomotiv yan sanayinde Alman Poenix ve Freudenberg ile İtalyan Magnetto firmalarıyla ortaklıkları bulunan Coşkunöz Holding A.Ş’nin yönetim kurulu üyesi Oya Coşkunöz Yöney, Avrupa’da otomotiv pazarının daralmasına ilişkin olarak, “Şimdi olmasa bile 2009’un ilk çeyreğinde ciddi sorunlar yaşayacağımız bariz. Şartlar böyle devam ederse bu iş işçi çıkarmaya kadar gider” dedi. Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığını da yürüten Yöney, Avrupa’daki daralmanın etkilerinin önce ana sanayide hissedilmeye başladığını belirtti. Yöney, yan sanayinin de yakında bunun olumsuz yansımalarıyla karşı karşıya kalacağını dile getirdi. Yöney, şöyle konuştu:

“Şartlar böyle devam ederse bu iş işçi çıkarmaya kadar gider. Yan sanayinin ciddi ihracatı var. Otomotiv ihracatının yaklaşık üçte biri yan sanayiye ait. Şu anda otomotiv lokomotif sektör. Ancak, şartlar değişti, sonuçta global bir kriz var. Kriz yönetimi diye bir şey var mı ortada? Yok.”

Renault Avrupa’da 2 bin işçi çıkarıyor

* DünyanIn önde gelen motorlu araç üreticilerinden Renault, 900’ü Fransa’da olmak üzere Avrupa’daki fabrikalarından 2 bin işçiyi çıkartmayı planlıyor. Grup, daha önce yaptığı açıklamada, Fransa’daki fabrikalardan 4 bin çalışanının gönüllü olarak erken emekli olması için teşvikte bulunacağını bildirmişti. Renault’un, Fransa’da 63 bin olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki fabrikalarında yaklaşık 130 bin civarında işçi çalışıyor.

HP Avrupa’da 24 bin kişiyi işten çıkaracak

* ABD’li teknoloji devi Hewlett-Packard (HP) bu yıl Avrupa’daki 9 bin 330 çalışanını işten çıkartmayı planlıyor. İşten çıkarmaların hangi ülkelerde gerçekleştirileceği henüz açıklanmazken önümüzdeki üç yıl içinde işten çıkarılan HP çalışanı sayısının 24 bin 500’ü bulacağı belirtildi. İşten çıkartmaların yüzde 90’a yakın bölümü, şirketin hizmet birimi Electronic Data Systems’ten yapılacak.,,kaynak,vatan

5/9/2008

Şehir plancılarına gerek yok, Tayyip Bey yeter!

Bir dünya metropolünde ulaşım ağının nasıl planlanacağına, köprülerin hangi noktalara kurulacağına kim karar verir?

HABER MERKEZİ



Dün hükümete yakın bazı yayın organlarında ( Yeni Şafak, Sabah vs.) İstanbul'a yapılacak 3. Boğaz köprüsünün güzergahının Trabya-Beykoz olarak belirlediği haberi yer almıştı. Bugün, hem Ulaştırma Bakanı hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı köprü güzergahının kesin olarak belirlenmediğini belirttiler. Çünkü köprünün kaderi Başbakan'ın iki dudağının arasında!


Bir dünya metropolünde ulaşım ağının nasıl planlanacağına, köprülerin hangi noktalara kurulacağına kim karar verir?

Şehir planlamacıları, mimarlar, mühendisler diyeceksiniz değil mi?

Hayır yanılıyorsunuz!

Türkiye'de buna yalnızca Başbakan Erdoğan karar verir.

Kendisi İmam Hatip mezunu ama olsun. Helikopteriyle şehir üstünde tur attı, bilgiler aldı. Şimdi son karar onun.

Bunu biz söylemiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım söylüyor.



3. KÖPRÜNÜN YERİNİ BELİRLEMEK BAŞBAKAN’IN İŞİ Mİ?

‘Padişahlar bile böyle bir yetki kullanmadı!’

İstanbul Boğazı’na yapılması planlanan 3’üncü köprü için belirlenen 6 güzergah seçeneği önce 4’e son olarak da 2’ye indirildi. Bu seçeneklerden köprünün nereye kurulacağına Başbakan Erdoğan karar verecek. Ancak şehir planlamacıları, uzmanlar ve bilim adamları, kararın tek bir kişiden çıkmasına tepkili.

Son birkaç yıldır ’yapılsın yapılmasın ’tartışmalarıyla ve olası güzergahlarıyla gündem yaratan 3’üncü köprü yine kriz konusu oldu. Hem Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın köprünün yerinin hazırlanan alternatifler arasından Başbakan Erdoğan tarafından seçileceğini açıklaması meslek odalarını ve kentin eski yöneticilerini ayağa kaldırdı. Köprünün yerinin Başbakan’ın seçimine bırakılmasını eleştiren uzmanlar bu uygulamanın demokrasiyle bağdaşmayacağının altını çiziyor.

Seçenekler 2 güzergaha indi

Kamuoyunda tepkilere neden olan ilk açıklama yeni köprü projesiyle ilgili olarak belirlenen 6 güzergahın 4’e indirildiğini ve Tarabya-Beykoz güzergahının da alternatiflerden biri olduğunu belirten Ulaştırma Bakanı Yıldırım’dan geldi. Köprünün yapılacağı alandaki yapılaşmaların orman dokusuna zarar vermesini istemediklerini, güzergah seçiminde hassas davrandıklarını ifade etse de köprünün yerini konusunda karar merci olarak Başbakan’ı gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş da dün alternatiflerin ikiye indirildiğini açıkladı ve tıpkı Bakan Yıldırım gibi karar mercii olarak aynı adresi gösterdi.

‘Rant’ amaçlı demişti

Bu açıklamalara ilk tepki, Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhçu’dan geldi. Muhçu öncelikle 3’üncü köprünün İstanbul trafiğini çözmeyeceğini, aksine içinden çıkılamaz bir hale getireceğini savunuyor: “Biz Mirmarlar Odası İstanbul Şubesi olarak boğaz geçişleriyle ilgili çalışma sürdürüyoruz. Bu kapsamda köprülü boğaz geçişlerinin ulaşıma katkı sağlamayacağını, tam tersine içinden çıkılmaz hale getireceğini saptadık. Geniş bir tabana yayılan uzman topluluğu ve üniversitelerin katılımı ile gerçekleştirdik bu çalışmayı. Sayın Başbakan da 1996 yılında belediye başkanıyken, 3. köprü projelerinin siyasal ve rant amaçlı olduğunu söylemişti. Başbakan olduktan sonra yasalara, hukuka, şehircilik ilkelerine aykırı olmasına rağmen gerçekleştirmek için çalışıyor.”

Hiçbir uzmanlığı yok

Muhçu, köprünün nereden geçeceğine Başbakan’ın tek başına karar vermesine de tepki gösterdi: “Güzergah ile ilgili Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı açıklama tarihe kara leke olarak geçecek açıklamadır. Osmanlı’da padişahlık dönemlerinde bile padişahın kendisini bu denli bir yetki içinde görmediği gibi, tebası da bu yetkiyi kendisine reva görmemiştir. Kaldı ki çağdaş hukuk değerlerini referans alan ülkelerde bu tür uygulamalar asla yapılamaz. Konuda hiçbir uzmanlığı bulunmayan sayın Başbakan’a güzergah seçme hakkını vermek, İstanbul için talihsizliktir.”

6/7/2007

Sanal Yangın Cihazı

Uşaklı iki girişimci, tarım alanlarını zararlı hayvanlardan koruyacak bir "Sanal Yangın Cihazı" icat etti.Mustafa Gulbay ve Feyzi Kaya, buluslarinin kullanilmasi ile birlikte hem ureticilerin rahat edecegini, hem de urun kaybinin ortadan kalkacagini soyledi. Uzerinde kucuk aynalarin bulundugu, plastik veya polyesterden yapilmis olan bir kureden olusan cihaz, ruzgarin dondurdugu vantilatorun uzerine konularak surekli donuyor. Donen kurenin uzerindeki aynalara gunduz gunun degisik zamanlarinda, degisik

acilarla carpan ve yansiyan gunes isinlarinin, simsek, alev ve yildirim dusmesi goruntusunu olusturacagi ve hayvanlarin bolgeye yanasmasina engel olacagi belirtildi. Bulusun patentini alabilmek icin basvuruda bulunduklarini belirten Mustafa Gulbay, "Cihazin gece de etkin olmasi icin calismalarimizi surduruyoruz. Cihaz cevreye ve hayvanlara hic bir zarar vermeden, bulundugu noktanin cevresindeki yaklasik 5 bin metrekarelik alana hayvanlarin yaklasmasini onluyor. Yaptigimiz deneylerde yuzde 100 basari

sagladik" dedi.

Turkiye'de uretilen tarim urunlerinin yaklasik yuzde 40'ni ureticiler toplamadan, cesitli hayvanlar tarafindan yenildigini soyleyen Gulbay, "Bulus sayesinde ciftciler bu kayiplardan kurtulacak. Arilari yiyen ari kuslari kovanlara yaklasamayacak. Kapali alanda yetistirilen evcil hayvanlara yabani hayvanlardan hastalik bulasmasi onlenmis olacak" diye konustu.

6/7/2007

Dijital dünya teknolojiye tvden bir bakış

DİJİTAL DÜNYA TV PROGRAMI

Mavi Bilgisayar ve Kanal A; Dijital Dünyanın kapılarını birlikte aralıyor.

Yeni yılın 3. haftasında yayın hayatına başlayan "Dijital Dünya" programı Mavi Bilgisayar sponsorluğunda İlke Albayrak tarafından hazırlanıyor ve sunuluyor.

Mavi Bilgisayar'ın katkılarıyla hazırlanan ve teknoloji meraklılarının kısa süre içerisinde tutkusu haline gelen program içerisinde birbirinden farklı, eğlenceli ve bilgilendirici bölüme ulaşmak mümkün.

Bu bölümler arasında;

* Interaktif Yazı Tahtası İle Ürün Bulma
* Mavi Yıldızlı Ürünleri Toplama
* Top 10 Listesinde Haftanın En Çok Satılan Ürünleri
* Yeni Teknoloji ve Ürün Tanıtımı
* Teknohaber
* İş Teknolojileri (İşyerlerine Özel) gibi bölümler yer almakta.

Her hafta ünlü isimlerin katıldığı ve teknoloji hakkında eğlenceli sohbetlerin yapıldığı "Dijital Dünya" Programında; yeni teknolojileri ve güncel ürünleri detaylı bir şekilde tanıyabilir ve aynı zamanda sizlerde programda "Yarışmacı" olarak yer alırken sürpriz hediyelerden kazanabilirsiniz.Ulaşmak için dijitaldunya@kanala.com.tr.

Dijital Dünya her pazar 12:30'da.

6/7/2007

Satürnün uydusu sünger gibi

Uydu fotoğraflarını inceleyen gökbilimciler, Hyperion'un daha önce görülmemiş biçimde 'süngere' benzediğini söyledi. Amerikan Cornell Üniversitesi'nden gök bilimciler, Satürn'ün uydusu Hyperion'un, uzay aracı Cassini'den gelen yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını inceledi. Bilim insanları, Hyperion'un yüzeyinin 2-10 kilometre genişliğinde kraterlerle dolu olduğunu, ayrıca çok iyi durumda bulunduklarını belirtti.
       
Gökbilimcilere göre Hyperion'un yüzeyinin bu kadar gözenekli olmasının nedeni, çarpan her bir meteorun, bu gökcisminde küçük de olsa bir volkanik püskürmeye neden olması... Uzmanlar, Satürn'ün bu uydusunun tuhaf şekline de yine meteor bombardımanının yol açmış ve yüzeyinin bir bölümünü koparmış olabileceğini düşünüyorlar.
     
Satürn'ün 48 uydusundan en büyük 8'incisi ve aynı zamanda düzensiz şekillilerinin en büyüğü olan Hyperion'un ayrıntılı fotoğraflarını inceleyen bilim insanları, bu gökcisminin yüzeyinin ışığı yansıttığını, ancak Satürn'ün diğer uyduları Phoebe ve Iapetus gibi kraterlerinin içlerinin karanlık olduğunu kaydettiler.